9 Aralık 2017 Cumartesi

Gerçekler bu kadar aldatıcıysa yalanlardan ne beklenir...  Yalanlar gerçeklerden besleniyorsa yalanla gerçeği kim ayırabilir...

Duvarsız bir yalnızlıktayım yine
Yaslanıp gizlice delirebileceğim
Susuzluğa kanar gibi ağlayabileceğim
Doya doya çürüyebileceğim... 

Boşluktayım yalnızlıkla yine 
Baş başa kalmışız zihnimde 
Ne yalnızlık bırakır beni
Ne de ben kaçmaktan vazgeçerim

Üşüyorum yalnızlığın gülüşüyle yine
Yinelerimi düşünüp de gülümsüyorum
Çaresizce şiirlerime bakınıyorum 
Ama yalnızlık onları da ele geçirmekte 

Sıcacık baksa da yalnızlık yine
Güvensizlik getiriyor beraberinde
Her saniye sihnime sızıp
Kabuslarımda beni beklemekte

                                             

31 Mart 2017 Cuma

Kabuslarına küsen küçük kız

Ve kabuslarına küsmüştü küçük kız. İnsanlar onun kabuslarına inanmıyor diye niye onu cezalandırıyordu kabusları. Bir şeyi var yapan varlığa olan inançtı ve kızın inanmaktan başka çaresi yoktu. Kabuslarına inanmazsa kendine nasıl inanacaktı ki? Sırtını dönüp uyuyabildiği kaç insan vardı? Onu kabuslara iten insanlığa nasıl olur da güvenebilirdi? Kalemini aldı ve satırlara baktı kız. Yazmak istiyordu ama anlaşılamayacak dizelerin okunsa bile unutulacağını biliyordu. Şiirlerine güvendiği kadar da yalnızlığına güveniyordu. Bir süre sonra kalemi bıraktı küçük kız. Yetişkin maskesini takmanın zamanı gelmişti. Kabuslarını aklına, şiirlerini diline ve yalnızlığını gözlerine tıkıştırdı. Kendince saklanıyodu işte. Maskesini taktıktan sonra satırlarda kaybolan kelimelere baktı ve maskesiyle bile kendine itiraf ettiği tek kelimeyi yazdı. Korkmaktan daha da çok korkar insan...