28 Nisan 2016 Perşembe

elimden geldiğince kelimelere saklıyorum yalnızlığımı, acizliğimi, kabuslarımı...

Yazmaya başlayıp tekrar silmek var ya... İşte en çok canımı sıkan da bu. Önceden belirlediğimiz, kafamızda onlarca kez tekrar ettiğimiz satırları yazmaya cesartet ettiğimiz an bütün kelimeleri unuturuz. Aslında cümlelerimizin saf suygulardan ibaret olduğunu anlarız. Sürekli yazar sonra tekrar sileriz inatla. Çünkü yazdığımız her kelime aslında düşüncelerimizi karşılayamazmış gibi gelir bize...
Az önce tekrar yazıp sildiğim yazıları gökyüzüme fırlattım. Anlatamadığım, söyleyemediğim her kelimenin yıldız olarak süslediği gökyüzü. Ben düşlerime yalnızlığımı fısıldarken kelimelerle değil, gülümsemelerimi harf yerine kullanıyordum. Gülümsemelerin başına getirdiğim burukluklar noktalama işaretlerimdi. Bazen de gözyaşlarım kelimelere dönüşebiliyordu aniden. Şimdi yazdığım her kelimeyi silmek istiyorum ve yeniden, yeniden yazmak. Parmaklarım klavyenin üzerinde gezinirken bir anda durakladım. Bilemiyorum ne yaptığımı. Sadece gözlerimi kapatıp elimden geldiğince kelimelere saklıyorum yalnızlığımı, acizliğimi, kabuslarımı...