29 Şubat 2016 Pazartesi


Yalnızlığım karşımda, kaldırımda yalın ayak
Tam unuttum derken yine onu karşıma çıkardı sokak
Yürümeye çalışsa da hayat caddesinde zorlanarak
Anılar, hatıralar bırakmıyor çarpıp yaralayarak
Her an gelebilir yanıma gerçek inciterek
Ama gelecekse yanında bir ışık getirecek
Ateş böceğinin ışığı az, bana yetmeyecek
Yine de daha kolay karanlıkta gezinmek
Tam unutup daldığım zaman karışır hayal-gerçek
Kafamdaki bu kargaşa sonsuza dek sürecek
Her anımda gerçek suratıma gülecek ve...
Her zamankinden daha acıtacak ve kaçıp gidecek
Sanki mutluluk bana bol gelecek
Hep mutluluğumu bile bana dar edecek
Hayatımı kalbim mi aklım mı belirleyecek
Ne yazık ki ikisinin birleştiği gün gelmeyecek
Bu böyle devem edecek, gerçek devam edecek
Tek umudum hiç gelmeyecek bir gelecek
Satırlarım ki, sadece beni dinleyecek
Gün gelir de kelimeler yetmez diye büyüyecek
Hayatım anlam kazanamayacak, Ta ki gerçek...
Beni rahat bırakıp yalnızlığımı azat edene dek

23 Şubat 2016 Salı

Karanlık kaplı yollardayım tek başıma
Uyku puslu bir hava solumaktayım
Tüm acıları yeremesem de tek başıma
Kafamı boşalttım, hasret ve sabırdayım
Ne kadar büyük yeri olsa da hayatımda
Söküp atasam eninde sonunda
Ben onu kalbimden sökmeye çalıştıkça
Geldi yerleşti hayallerimin tam ortasına
Döndürüyor etrafında, oynuyor düşlerimle
Bazen beyin arıyor, neredeydi kısa devre
İşte o zaman karışıyor gerçek de hayal de
Hayatımı pek etkilemez kimi zaman hiçbir şey
Mutlu sonlu filmler ve sözde komedi diziler
Bunlarla geçiyor hayatım. Ha! Bir de
Bazen mutlu ve düşüncesizlikle dolu anılar
Madem düşünmeden yaşayınca hayat daha mutlu
O zaman örtmeliyim beynimi, ama yürek suçlu
Düşünmeyince uyuşsa da bütün gün beynim
Kalbim bile unutuyor arada, yeter ki gülsün gözlerim
Anılarını hatırlayıp da, yüzünü görememek var ya
Ne kadar zorlasam da sesi hâlâ kulaklarımı
Ne kadar kovsam da "Yüzümü hatırla" diyor bana
Hayatımı harcasam da hatırlamıyacam yüzünü asla
Olur da bir gün çıkarsa karşıma, tabi beni tanırsa
Yüzüne bakmadan yolumu değiştirip uzaklaşıcam
Eğer görürsem siyaha yakın renkteki o gözleri
Yine uzay boşluğunda kaybolup, saçmalıycam
Kader! Madem sakladın onu bunca benden gizli
O zaman hatırlatma bana, yine severim belki
Ömür boyu yazıp dursam da, hayatımı yaşasam da
Her başımı yastığa koyduğumda sesi kulaklarımda
Hayat! Madem onu unutturmuyorsun bana
Peki yüzü niye kapalı bir sandıkta, hatırlayamıyorum hâlâ
Ne kadar zamanım olsa da boşuna
Elimde kalem, hep meşgulüm hatıraları karalamakla
Keşke kendime yeni bir hayat bulsam da
Ve çekilsem köşeme, kafamda sen olsan da
Sesini silsem zihnimden, hayatım kaybolsa da...

10 Şubat 2016 Çarşamba



Özlem acı bir şey ama
Yine de bir amaç oluyor
Her ne kadar zor olsa da
Yaşamak için bir nedenin oluyor…
Duygusuz yaşamak çok zor aslında
Hayatın önüne betondan duvarlar
İnsanların önüne nefretten engeller
Ölüyor sonuçta içindeki sevgi
Gercçekler daha acı geliyor…
Bence duygusuz insanlar yoktur hayatta
Herkes saklanıyor kendini maskelerle
Hayata kapayıp gözlerini
Maskeleri takarak mutluluk oyunu
İyice ezberlenen güçlü rolü
Ne de güzel oynanıyor ama,
Hayat gerçek işte kaçamayız
Hatıralarımızı takrar düzenleyemeyiz
Aklımızdan geçenler var ya
İşte onlar biziz aslında
Çözemesek de hayatın oyunlarını hâla
Çabalamalıyız, vazgeçmeyip inatla
Her insanın gerçeği saklı ama
Arada bir görünmek lazım gerçeklerle bir arada
Saklamak istesek de bir ad aklımızda
Bir gün çıkar ortaya ummadığımız anda
Yanlış bir zamanda pişman olmaktansa
Rezilliği vezir yapmak kendi ellerimizde
Önemli olan herkesçe kabul görmek değil
Gerçeklerini kabullenecek birkaç kişi sadece
Sebepsiz alay etmek yerine
Gerçekleri çevirebilecek bir komedi sahnesine
Birkaç iyi dost yeter, benzetebilirsin de kardeşe
Hem o zaman özlem de kalmaz gerçek de
Acılar tatlı gelir birdenbire, gülümseyince
Duygusuz yaşamaya çalışmak yerine
Gülsen hayatı unutup gözlerinin içiyle
Kim bilir ne gelir yarınla birlikte…
Bir zerrecik umut da olsa, tutun ona
Hayata iki elinle sarıl, sakın bırakma
Hayatın ne kadar amaçsız olsa da
Sana amaç verecek bir kardeşin olsun
Kan bağın olmasa, aynı soyadı taşımasan da
Hayatını ellerine bırakıp gitsen de
Arkana bakmayacağın bir dostun olsun


Yaşıyorum hâla anlamsızlıklarla
Nedenini bimesem de hayallerim karşımda
Sanki bir şey anlatıyorlar bana
"Gerçeği anlat" diyor "baksana"
Cevap veriyoru geçip karşısına
"Anlaşılmaz olmasa da hayat insanlara
Neye yarar anlamak isteyen olmadıkça
Sınırlarımız zorlansa da çıkmazlara
Nasıl gidilir doğruya surlarımızı yıkmadıkça
İnsanlar yaşıyorlar ama
Ya bu hayattalar ya diğer tarafta
Nasıl desem bir çizgi üzerindeyiz, Arafta
Nasıl oluyorsa her kes atlıyor bir tarafa
Ne yazık ki dolanıyorlar yalnızca etrafta
İnsan bir aklının farkına varsa da
Çıksa şu sınır koyduğu aklın surlarına
Aşağıya bakınca hayatı görse mesela
Hatrı sayılır farklar işte o anda karşında
Aklını keşfetse ve tanısa, sınırlarını aşsa
Zihnimiz gün geçtikçe kararsa da
Bizim elimizde bilincin ışığı parladıkça
Neye yarar o karanlık, kime fayda
Herkesin bilinci yerinde oldukça
Kim karışabilir aklın aydınlığına
Aslında insan zihnini kullanmadıkça
Hayatını sınırlıyor sadece nefes almakla
Sıradanlaşıp aynı şeyi tekrarlıyoruz zamanla
Tek yolu yürüyoruz aynı insanlarla
Başka yollar deneyip çalışmamız gerekir aslında
Başkasının doğrusunu kabullenmek uğruna
Hayatımızı bırakıyoruz arkamızda"


Zaman ilaç değil aslında

Sadece direnç veriyor az da olsa
Ama bunun şebebi bile başka
Amaç ölmeden dayanmak acıya
Direnmek için bir avuç ateş aldım

Zaman adlı nehrin kenarındayım
İçtim Zaman'ın ateşini hâla yanmadım
Ne kadar saçma da olsa bir "belki" kazandım
Ne ölçüye ne saate isyanım
Hem ne fark eder yine tek başımayım
Kanla boyansın ateşle yıkansın tüm hayatım
Ne fark eder hâla buradayım
Sözlerim gibiyim anlaşılamıyorum hâla
Benim isyanım ne Dünya'ya ne Hakk'a
Cevaplasam da kendi sorularımı mantıkla
Yetmiyor bir yerde hayatın ardı bambaşka
Depresyon değil bu bir çeşit sığınma
Her gün yeni sorular kafamda, cevaplayamasam da
Kader geçmiş karşıma nasıl gülüyor baksana
Tek yönlü bir yol kaldı
Adı "cevaplanmış cevapsız sorular"
Bu sözlerden birçok anlam çıksa da
Aslında tek bir sonuç var, gülümseyerek karşımda
Cevap isteyen bitmez tükenmez bir ısrarla
Ölüm meleği… "Dur" diyor "bekle daha"
"Acele etme, sana da gelecek bir gün sıra"
Ölüm değil tek çare sakın yanlış anlama
Hâla bir umut var ama sabredeceksin Zaman'a
Kaçmak çözüm değil bulur o seni anında
Fakat şunu unutma; alışmalısın zamanla Zaman'a


Yalnızlıkla baş başa, yazıyorum bir şiir

Yenilgi bekliyor karşımda, sussam da geliyor
Korkularım yüzüme yerleşiyor ve bakıyorum
Kurtaracak bir el ararken kendi elimden oluyorum

Amaçsızca yazılmış iki satır karşımda
Beklentiyle bakıyorlar sonları yaklaşsa da
Karıştı tüm satırlar, renkler, hayal ve gerçekler
Bunca karmaşada aklın hâli derbeder
Kalabalığın ortasında yalnızken tek başıma
Birden iki satır uğruyor aklıma hızla

Kovmaya çalışsam da hışımla
Yazmadan bırakmazlar biliyorum, kurulurlar oraya
Çok üzüldüğüm bir an var, hâla aklımda
Üzecek beni yazsam da yazmasam da
Keşkeler hücum ederken aklıma yıldırımla
Sadece bir belki var köşede kenarda